Ahu Serter: Anne Gibi Yönetmek

Dün anneler günüydü. Anneleri ve anneliği kutladığımız bu güzel günde, sosyal medyaya yazı yazmakla uğraşmak istemedim. Onun yerine günümü anneliğimi kutlamaya ve annelik kavramı üzerine düşünmeye ayırdım.

Ailemizin anne tarafına neredeyse 5 jenerasyondur bir erkek çocuk rastlamadı. Bu adete uygun olarak benim de 3 harika kızım var. Kayseri’den gelen bir aile için bu öyle çok da kutlanacak bir durum değil tabii, ama ailemizdeki harika kadınlar, hiçbirimizin bu konuda kendimizi kötü hissetmesine izin vermedi. Düşündüm ki, aslında Allah bu kadar kadını bir aileye bir neden için vermiş olmalı: kuvvetli kadınlar yetiştirmek icin..

Anneler günü beni hep üzer çünkü kendi anneciğim başta olmak üzere ailemden zamanlı, zamansız kaybettiğim harika kadınları hatırlarım.

Beni mutlu eder çünkü bir anne olarak kızlarımın büyüyüp, hayallerinin peşinden gitmesini seyretmek beni çok heyecanlandırıyor. 

İşimde çok şanslıyım çünkü bir sürü kendini bilmez, harika, akıllı, tembel, kafası karışık, enerjik ve motive genç kadın ve erkekle çalışıyorum; sanki bir sürü çocuğum varmış gibi. 

Onlara sık sık anneleri değil patronları olduğumu hatırlatmak zorunda kalıyorum; bir keresinde iş teklifi alıp bana: “Ne düşünüyorsunuz, kabul etmeli miyim?” diye soran bile oldu.

Bana “Annelerin annesi” diyorlar. Eskiden bunun hiç de cool olmadığını düşünürdüm, ama şimdi bu ünvanı gururla taşıyorum.

Arkadaşlarım daha 20li yaşlarımın sonunda beni “Anne” diye çağırmaya başlamışlardı, demek ki kaderden kaçış yok.

Hatta ortak Apple aile hesabımızda çocuklarım beni “anne/mommy” diye kaydettiğinden, katıldığım tüm whatsapp ve iş gruplarında adım  “anne/mommy” olarak geçiyor. Alman iş arkadaşlarım bile bu duruma alıştı ve bana “mommy” demeye başladılar.

Bu anneler gününde annelik içgüdüleriyle liderlik yapmanın ne kadar önemli olduğunu ve bu özelliği nereden aldığımı düşündüm.

Annem tam bir vizyonerdi, bir şeyi daha ortada bile yokken hayal edip, öyle kendinden emin bir duruşla bize anlatırdı ki, biz de o ortada olmayan şeyin var olduğuna şüphesiz ikna olurduk.

Öyle dürüst ve objektifti ki, bazen yorumlarıyla bizi incitmekten çekinmezdi, çünkü hep kendimizin en iyi versiyonu olmamızı isterdi. 

Hep bilirdik ki, ne olursa olsun, annemiz bizim için hep orada olacak ve bizi koruyacak, bizden hiç vazgeçmeyecekti. Bizimle aynı fikirde olmadığı zamanlarda bile, seçimlerimizde bizi destekler, hep yanımızda yer alırdı. 

Şimdilerde iş dünyasında vazgeçmek çok kolay. Bir çalışanı beğenmezseniz işten çıkarırsınız, kar etmeyen şirketi satar, iyi getirisi olmayan yatırımı öylece, bir kalemde silersiniz, çünkü bunları iyileştirmeye çalışmak, kurtarmak, olsun diye uğraşmak daha zordur!

Annelik içgüdüsü kadınlarda doğal bir yetenek ve kadınlar bu yeteneklerini çocukları dışındaki kişi ve durumlara uygulamaktan çekinmemeli, her gün işe getirmeliler. Biliyorum, herkesi ve her şeyi kurtaramayız, hatta kendi çocuklarımızı bile. Ama deneyebiliriz.

Sonunda yine de başarısız olma olasılığımız tabii ki var ama en azından herkes elimizden geleni yaptığımızdan emin olur, tıpkı bir anne gibi..

İşte ben işimi her gün böyle yönetmeye çalışıyorum, bir anne gibi.

Comments (1)

  1. Ayse Isıl

    Cevapla

    ve anneliğin en heyecan verici yanı cocuklarınızdan surekli bir seyler ogrenmek ;on the job training

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir